12 Mart 2016 Cumartesi

İngilizce Ders Notları 13- Must , Mustn't , Have to , Don't have to

Must ve Have to 
Olumlu durumlarda kullanım alanları.

We often use "have to " and "must " with impersonal you ( you = people in general )
Olumlu kullanımında çok fazla bir fark olmadığı için ikisinide kullanabiliriz. Örneğin bizim ingilizce öğretmenimiz Amerikalı ve biz çok fazla must kalıbını  kullanmayız dedi. İngilizler bu ayrıma daha fazla dikkat ediyorlarmış.

Must = We use "must"  for a personal obligation   ( must kalıbını kişisel yükümlülüklerde kullanıyoruz. )

Have to =  We normally use "have to" for a general obligation.
For example, a rule at work / School or a law   ( Have to kalıbını genel kurallardan bahsederken kullanıyoruz. Okulun kuralları, İş yerinin kuralları , hukuk kuralları için )



Mustn't  ve Don't Have to 
Olumsuz durumlarda kullanım alanları.

Buradaki kullanım alanları ciddi fark oluşturuyor.  Örnek ile açıklayalım.

You mustn't go = It is prohibited. Don't go ( Gidemezsin.  O bir kural. )
You don't have to go =  You can go if you want, but it's not obligatory/ necessary. ( Gitmesen iyi olur. Bu bir kural değil, eğer istersen gidebilirsin.)

Şimdi örnekler ile pekiştirelim.

- You have to wear a seatbelt in a car.  ( Arabada emniyet kemeri takmak zorundasınız.)
- You must / have to be over 18 to see this film ( Bu filmi izlemek için 18 den büyük olmalısınız.)
- You have to wear a jacket this company ( Bu şirkette ceket giymelisiniz.)
-You mustn't put your feet on the seats. ( Koltukların üzerine ayak koymak yasaktır.)
-You mustn't play football here at night. ( Burada gece futbol oynamak yasaktır. )
-You mustn't touch the door. ( Kapıya dokunmak yasaktır. )
-You don't have to wake up early tomorrow. ( Yarın erken kalkmak zorunda değilsin. )
-You don't have to pay anything now. ( Şuan hiçbirşey ödemek zorunda değilsiniz./ Şuan birşey ödemesenizde olur.)

-* He has to study very hard. She has exam soon .( O çok sıkı çalışmalı. Yakında sınavı var. )
-*She doesn't  have to work today. ( O bugün çalışmak zorunda değil. )


* She, he, it özneleri için "has " kullanmayı unutmuyoruz ;) 

Must ile soru sorarken,  cümlenin başına  "Must " getiriyoruz.

-Must you do your homework tonight? ( Ev ödevini bu gece yapmak zorunda mısın? )

Have to ile soru sorarken  cümlenin başına do getirerek soru kalıbını oluşturuyoruz.

- Do you have to wear a seatbelt in a car. ( Arabada emniyet kemeri takmak zorunda mıyız? )
- Does she have to work today. ( O bugün çalışmak zorunda mı? )






9 Mart 2016 Çarşamba

İngilizce Ders Notları 12- The Gerund / The Infinitive

Önceki yazımda infinitive kalıbının kullanımını anlatmıştım.
Bu yazımda da Gerund kalıbını anlatmaya çalışacağım.

Aynı cümle içeriside iki fiile yer veriyorsak biri illaki ek almalı.
Gerund kalıbına göre yardımcı fiilin sonuna "-ing " takısı getiriyoruz.

Çoğunlukla olmuş veya olagelen olayların anlatımında bu kalıbı kullanıyoruz.

I love swimming in the sea.  Denizde yüzmeyi severim.
Yüzmeyi sevmemiz olagelen bir olay. Dünde seviyorduk bugün de. Yarında sevmeye devam edeceğiz.


Bazı fiillerden sonra gelen fiiller -ing takısı alır. Aşağıda bu fiillere ait bir tablo oluşturdum.
Endişelenmeyin !! İki fiili birbirine bağlama işi pratik ile daha çok oturacaktır.


admit (to)  kabul etmek keep on devam etmek
appreciate beğenmek leave off bırakmak, kesmek
avoid kaçınmak mention söz vermek
consider  dikkate almak mind aldırmak
delay ertelemek miss özlemek
dislike hoşlanmamak notice farkına varmak
enjoy hoşlanmak, keyif almak practice uygulamak
escape  kaçmak put off ertelemek
excuse affetmek recollect hatırlamak
feel hissetmek stop durdurmak
finish bitirmek suggest önermek
give up  bırakmak can’t stand dayanamamak
go on devam etmek




Şimdi tabloda yer alan fiiller ile bir kaç örnek cümle yazalım. 

I like reading books.
I enjoy playing PS3
I hate getting up early in the morning.

İnfinitive ve Gerund aslında bir çok farklı kullanım alanlarına sahip.Ben çok basit bir şeklinde ön alıştırma yazısı yazdım.

Kullanım alanlarına göre küçük bir tablo yapmakta yarar var. 

Gerund ( ing )                                  Infinitive ( to )
 
1- Subject or object                           1- After ( want , need , would like, etc. )
2-After Prepositions                         2- After adjectives
3- -After some words                        3- After question words ( what, where, when )
fiiller yukarıdaki tabloda                4- To say why you do something. *


Why did you come to this school ? 
* I came to this school to learn English.   NOT : for learn English  






25 Şubat 2016 Perşembe

İngilizce Ders Notları 11- The Gerund / The Infinitive

İngilizcede aynı cümle içerisinde iki fiil kullanmak istediğimiz amanlar Gerund ve infinitive kullanımına başvuruyoruz.

Gerund kalıbına göre yardımcı fiilin sonuna "-ing " takısını getiriyoruz.

Infinitive kalıbına göre yardımcı fiilin başına "to" getiriyoruz.


İşe ilk olarak  Infinitive  "to " ile başlayalım.

1- Fiiller ile kullanımı ( with verb)

- "To" her zaman gelecek gösterir. Olacak olayları anlatmak için bu kalıbı kullanabiliriz.

I want to see her. - Onu görmek istiyorum. ( Onu görmem istediğim ana göre, gelecekte olacaktır. Henüz gerçekleşmemiştir.)

I decided to buy a new bag. Yeni bir çanta almaya karar verdim. 

I fotgot to lock the door.  Kapıyı kilitlemeyi unuttum. ( olay aklıma geldiği anda gerçekleşmemiş bir olaydır. Hatırladığım anda gelecekte olan bir eylemdir.)

I promise to help you. Sana yardım etmeye söz veriyorum.

Bazı fiiller kendilerinden sonra direk infinitive alır.

agree razı olmak learn ögrenmek
appear görünmek, ortaya çıkmak manage başarmak
ask  sormak offer  teklif etmek
bother  zahmet etmek plan planlamak
care aldırmak prepare hazırlamak
choose seçmek pretend … gibi davranmak
claim iddia etmek promise söz vermek
decide  karar vermek refuse reddetmek
demand talep etmek remember  hatrılamak
determine  karar vermek resolve kararlı olmak
fail başaramamak, kaybetmek seem  görünmek
forget  unutmak swear yemin etmek
happen tesadüfen …mak try denemek
hope  ummak


Şimdi örnekler ile pekiştirme zamanı 

- We hope to see you again soon.

-He offered to wash up after the meal.

-She wasn't enjoying the lasagne, so she decided not to finish it.

- I refused to talk to him (onunla konuşmayı reddettim.)

- He decided where to stay (nerede kalacağına karar verdi.)

- They plan to go to Paris. (Onlar Paris'e gitmeyi planlıyorlar.)

- I planned what to do ( Ne yapacağımı planladım. ) 


2- Sıfatlar ile kullanımı ( with adjective ) 

 Bu başlık için verilebilecek en güzel örnek;

- Nice to meet you. ( işte buradaki to  nice sıfatından sonra kullanılmış. )

-It is easy to buy presents for my boyfriend.

- Her parents were very kind to invite him.

Infinitive  konusunun ana hatları böyle. Pratikle ve zaman içinde kullandıkça oturabilecek bir kalıp. Aslında farklında olmadan kullanıyoruz.
-I want to
-Nice to meet you
-I don't know what to do.
- I don't know where to go.

Hepinize iyi çalışmalar. Şimdi kısa bir hikaye ile öğrendiklerimizi test etme zamanı ;

Boşlukları  hikayemize uygun şekilde, aşağıdaki fiilleri kullanarak doldur. Hikaye geçmiş zamanı anlatıyor. Sende fiillerin geçmiş zamanınlı halini kullanmalısın.

* forget   *try  * not want  *promise  *pretend   *learn  *offer  *plan  *need   * not remember


  David wasn't happy at his work so he started to apply for a new job. Soon, one company called him and _______ to give him an interview. David ____ to tell his boss, so he _____ to be ill. He told his boss that he had stomach ache, and he ______ to go to the doctor's. His boss ______ to call him later to ask him how he was. David was really hoping to get the job, so he was a bit nervous. He _____ to drive to the interview, but there was a lot of traffic. In the end, he took the underground and was very late, and he _____ to turn his mobile phone off. Unfortunately, it rang while he was in the interview, but David didn't answer it. However when his boss called later he _____ to act ill. The next morning, his boss said, "I'd like to see you in my office." David ____  to apologize, but his boss was very angry and David nearly lost his job. But he_____ an important lesson: not to lie to his boss again.




8 Ocak 2016 Cuma

İngilizce Ders Notları 10 - Simple Past Tense

Geçmişte olmuş olayları anlatırken " Simple Past tense" kullanıyoruz.

Burada ingilizcenin farklılığı ortaya çıkmaya başlıyor. Türkçe'de  asla fiil kökü değişmez. Devamlı sona ek alarak zaman çekimi yaparız. Lakin İngilizce için bu durum biraz farklı.
Fiiller düzenli ve düzensiz diye ikiye ayrılıyor.

Düzenli olanlar için herşey çok basit. Fiilin sonuna "-ed " takısı getiriyorsunuz.
Düzensizleri kullanmak için fiilerin 2. hallerini bilmeniz lazım. Bu durumda ezber yapmanız gereken günler sizi bekliyor.

İlk olarak düzenli fiiller ile cümle oluşturmaya başlayalım.

Cümle kurulumu oldukça basit.

- I walked  yesterday. ( Dün yürüdüm. )
- He cleaned his room. ( O odasını temizledi. )
- We talked on the phone. ( Biz telefonda konuştuk. )
- I worked in Germany. ( Almanya'da çalıştım. )
- She cried yesterday. ( O dün ağladı. )

**** Yazım ile ilgili dikkat edilmesi gereken ufak ayrıntı var. ****
Fiilin sonunda bir sessiz harf ve arkasından -y harfi gelirse;
Fiilden -y harfi atılıp "-ied" eklenir.
Cry  - Cried
Worry - Worried
Reply - Replied

Olumsuz Cümle Yapısı

Olumsuz cümle kurabilmemiz için " did not" kısaltılmış hali ile "didn't " ihtiyacımız var.
Olumsuz cümlelerde didn't kullandığımız için fiilin her zaman birinci halini kullanıyoruz.

Şimdi yukarıdaki örnekleri olumsuz olarak yazalım.

- I didn't walk yesterday. ( Dün yürümedim. )
- He didn't clean his room last week. ( O geçen hafta odasını temizlemedi. )
- We didn't talk on the phone. ( Biz telefonda konuşmadık. )
- I didn't work in Germany. ( Ben Almanya'da çalışmadım. )
- She didn't cry yesterday. ( O dün ağlamadı. )


Soru Cümlesi Oluşturma

Soru cümlesi oluşturabilmek için cümle başında "did " kullanmalıyız.
Dikkat etmemiz gereken şey her zaman fiilin birinci halini kullanmayı unutmamak.

Did you walk yesterday? ( Dün yürüdün mü? )
- Yes, I did.
- No, I didn't

Who did you cook with?
- I cooked with my sister.

What did they watch last night?
- They watched a horror movie last nigt.

How often did you get ill last winter.
-I didn't get ill last winter.  :)

Bir sonraki yazımda düzensiz fiilleri yazacağım.




28 Aralık 2015 Pazartesi

İngilizce Present Tense Alıştırmaları

1- Aşağıdaki cümleleri ingilizceye cevir.

  • O her gün çay içer.
  • Ben gazete okurum.
  • Onlar her ay Ankara'ya gider.
  • Her sabah saat 7 de uyanırım.
  • Ayşe bulaşıkları yıkar.
  • Annem her hafta makarna pişirir.
  • Ben her gece dizi izlerim.
  • Hafta sonları büyükannemi ziyaret ederim.
  • O sinemaya gider. 
  • Murat araba kullanır.
  • Gökhan futbol oynamaz. 
  • Ebru kitap okumaz.
  • Ben sigara içmem
  • Biz kahve içmeyiz.
  • Mehmet yüzemez.

2- Aşağıdaki soruları cevapla.
  • Where do you live?
  • Where do you work?
  • Who do you live with?
  • Do you have children?
  • Do you have sisters and brothers?
  • What time do you wake up everday?
  • Do you have breakfast everymorning?
  • What do you drink in the morning?
  • How do you go to work?
  • How many times a day do you eat?
  • How many hours a day do you sleep?

İngilizce Ders Notları 9 - Present Tense ( Geniş Zaman )




Routine 

Everyday ( hergün) on mondays ( pazartesileri) Always ( daima)
Every winter ( her kış) at weekends ( haftasonları) Usually ( genelde)
Every week ( her hafta ) at nights ( geceleri) often ( sık sık)
Every hour ( her saat) in the evenings ( akşamları) Sometimes ( bazen)
Every  monday ( her pazartesi )

Rarely ( Nadiren)
Every time ( her zaman)

Never ( Asla )
Every July. ( her temmuz)



İngilizcede en yaygın olarak kullanılan zamandır. Alışkanlıklarımızı ve günlük rutinlerimizi anlatırken bu tensi kullanıyoruz.
Cümle yapısı oldukça basittir.
Özne + fiilin 1 halini kullanıyoruz.
Dikkat etmemiz gereken tek nokta İngilizcede tekiller olan  "He, She , İt " için fiile sebastiyanın "S" sini eklemeyi unutmamak. 

Çoğullar 
- walk 
You  - work
We  - Study
They  - come here
3. Tekil Şahıslar 
He - walks
She  - works
It  - comes


- We travel every summer. ( Biz her yaz seyahat ederiz. )
- He travels  every summer. ( O her yaz seyahat eder. )
- I go abroad every year. ( Ben her yıl Yurtdışına giderim.)
- She goes ( O gider. )
- They run on Sundays  ( Onlar Pazarları koşar. )
- I drink milk at breakfast every day. ( Her gün kahvaltıda süt içerim. )
- I swim often. ( Sık sık yüzerim.)
- She comes here sometimes. ( O bazen buraya gelir. )
- She works in a bank ( O bir bankada çalışır.

****Fiil sesli harf ile bitiyorsa -s yerine -es takısı gelir. ****

Olumsuz Cümle Yapısı

Geniş zamanda olumsuz cümle kurabilmemiz için,

Çoğullarda ( I, you, we, they  için ) "do not" kısaltması " don't " ihtiyacımız var.

- I don't drive. ( Araba sürmem. )
- I don't wake up at 7 o'clock every morning. ( Her sabah saat yedide uyanmam.)
- You don't speak English ( Sen İngilizce konuşmazsın.)
- They don't  play football ( Onlar futbol oynamaz.)


Tekillerde ( He , She, It için) "does "not kısaltması " doesn't" ithiyacımız var.

****Olumsuz cümlelerde Sebastiyanı "do" ya eklediğimiz için ayrıca fiile eklemiyoruz.****

- She doesn't work in a school. ( O bir okulda çalışmaz. ) 
- He doesn't eat apple . ( O elma yemez. )
- It doesn't play. ( O oynamaz.)


Soru cümleleri 

 Soru sorabilmek için ihtiyacımız olan " do " ve " does" dır.
Çoğullarda ( I , you, we, they  ) soru cümlesi kurabilmek için  cümleye  "do " ile başlarız.

- Do you believe me? ( Bana inanır mısın? )
- Do you drink coffee every day ? ( Her gün kahve içer misin? )
- Do they speak English. ( Onlar İngilizce konuşurlar mı? )


Tekillerde ( he, she, it ) soru cümlesi kurabilmek için  cümleye  "does " ile başlarız. 

**** Soru cümlelerinde de  Sebastiyanı "do" ya eklediğimiz için  ayrıca fiile eklemiyoruz. ****

- Does she play the gitar. ( O gitar çalar mı ? )
- Does it rain in March. ( Martta yağmur yağar mı? )
- Does he go to work 5 days a week? ( O haftada 5 gün mü işe gider? )

Soru cümlelerinin  yanıtı olumlu ise  Sebastiyanı  fiillerin sonunda kullanmayı unutma ;)
- Does she play the gitar?  / Yes, She plays the gitar.  /  No, She doesn't play gitar.
- Does it rain in March? / Yes, it rains in March.  / No it doesn't rain in March .
- Does he go to work 5 days a week? / Yes, He goes to work 5 days a week. / No, he doesn't go to work 5 days a week.

İnfo 

- Where do you live? ( Sen nerede yaşıyorsun?  ) I live in Krakow.
- Where does he stay?  ( O nerede kalıyor? ) He stays at the hotel.
- Why do you come here?
- What do you do in the evening? 
- How many hours do you work? 
- How much many do you earn? 
- Who do you work with? 


* İngilizce'den Türkçe'ye  tam olarak çeviri yapmak yanlıştır.
Örneğin,
Türkçe'de "Seni seviyorum" deriz. Fakat ingilizce'de " I love you" kalıbını kullanırız.
Türkçe'de "Nerede yaşıyorsun" deriz. Fakat ingilizce'de " where do you live " kalıbını kullanırız.


Bu tense için oldukça fazla alıştırma yapmak lazım. Kendi yaşantımızdan çıkarabileceğimiz cümleler oluşturmak ve bunları yazmak oldukça güzel bir çalışma yöntemidir.

Şimdi pratik yapmaya başlayabilirsin :)
Her gün rutin olarak  yaptığın şeyleri yaz.




26 Aralık 2015 Cumartesi

İngilizce Ders Notları 8- The Future Continuous Tense ( Gelecekte Devam Eden Zaman )


Bir işin gelecekte devam edeceğini,  bu tensi kullanarak anlatıyoruz.
Türkçe de biz bu zamanı " -yor olacak " eki ile anlatıyoruz. 
İngilizce de ise will be + verb+ ing  ile bu kalıbı oluşturuyoruz. Böyle yazınca bu ne yaw diyesi geliyor insanın, lakin örneklerde pekiştirilince hiçte zor değil.Emin olun. Şimdi başlayalım.

I
will + be +verb+ing
You 
will + be +verb+ing
We
will + be +verb+ing
They
will + be +verb+ing
He 
will + be +verb+ing
She 
will + be +verb+ing
It
will + be +verb+ing

- I will be flying to Rome this summer. ( Bu yaz Roma'ya uçuyor olacağım. )
- You will be cooking tomorrow. ( Yarın pişiriyor olacaksın. )
- I will be working tonight. ( Bu gece çalışıyor olacağım.)
- They will be running at seven o'clock tomorrow. ( Onlar yarın saat yedide koşuyor olacaklar. )


Olumsuz Cümle Yapısı

Olumsuz cümle kurmak istersek yapmamız gereken will +  be arasına "not" eklemek.
will +not +be 

- I will not be sleeping  ( Uyumuyor olacağım. )
- He will not be studying in the library. ( O kütüphanede ders çalışmıyor olacak. )


Soru Cümleleri 

Soru cümlesi oluştururken "will " cümlenin başında yer alır.

- Will you be working? ( Çalışıyor olacak mısın? )
- Where will you be living ten years later? ( 10 yıl sonra nerede yaşıyor olacaksın? )
- What will you be doing ? ( Ne yapıyor olacaksın? )
- Why will you be sleeping? ( Neden uyuyor olacaksın? )
- When will you be going  ( Ne zaman gidiyor olacaksın? )


***********Kısa bir hatırlatma yapalım*****************

- I am cooking now. ( Şimdi pişiriyorum. )
- I was cooking yesterday. ( Dün pişiriyordum. )
- I will cook tomorrow. ( Yarın pişireceğim. )
- I will be cooking tomorrow. ( Yarın pişiriyor olacağım. )

******************************************************************

Şimdi sıra sende, 

1-Aşağıdaki soruları cevapla

  • What will you be doing on Monday?
  • When will you be sleeping ?
  • Where will you be working two years later? 
  • Where will you be living two years later?